Üyelik Girişi
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.42833.4421
Euro3.67493.6897
Site Haritası
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 0°
Linkler

Anasayfa

  • 1
  •  
  • 2
  •  
  • 3
  •  
  • 4
  •  
  • 5
  •  
  • 6
  •  
  • 7
  •  
  • 8
  •  
  • 9
  •  
  • 10
  •  
 
 

 Dalaman Çevre ve Turizm Derneğinin amacı;

  DALAÇEVTUR'un amacı; Önce İnsan  ilkesiyle, Dalaman, Ortaca, Köyceğiz İlçeleri dahili ve Fethiye İlçesi batı yakası köyleri ile Göcek beldesi sınırları dahilinde, Dalaman Ovası ve Tüm Dalaman Çayı  etkileme alanı içindeki  çevreyi korumak, doğa ve doğal kaynaklarını korumak, turizm ve turizm kaynaklarını geliştirmek, yöre insanının yaşam seviyesini yükseltmek ve tüm kaynaklarının tüketilmeden, bozulmadan, kirletilmeden gelecek nesillere de kalmasını sağlamaktır.

  Yöremizde sürdürülebilir çevre, sürdürülebilir turizm ve sürdürülebilir kalkınma ilk faaliyetlerimiz arasındadır.

    1-TURİZM CAZİBE MERKEZLERİMİZ  

   Turizm merkezleri olarak, Dalyan Kaunos (Caunos) harabeleri, Likya Kaya mezarları, Dalyan Boğazı kumsalı, Dalyan Nehir Kanalları, İztuzu Plajı, Dalyan Çamur Banyosu Girme'leri, Dalyan kanalı tekne turları, Sarıgerme Kumsalı ve Sarıgerme Plajı, Dalaman Çayı Rafting parkuru,  Göcek-Dalaman Koyları, Göcek Dalaman koylarında On iki adalar turu, Kapukargin Köyü Kapudağı Yarımadası harabeleri, Klepatra Hamamı gibi Dalamanın tarihi ve kültürel eserleri yöremizin turistik cazibe merkezleri arasındadır. Fethiye Çalış plajı, Fethiye şehir merkezi, Fethiye Ölüdeniz sahili, Ölüdeniz Plajı ve Ovacık beldesi gezilip görülmeden geçilemiyecek yerlerdir. Marmaris, Datca, Akyaka, Köyceğiz Ekincik, Gökova Körfezi yöremize yakın görülecek gezilecek yerlerdir. Kaş, Kalkan ve Patara tarihi ve doğal güzelliklerle görülmesi gereken yerlerimizdir.

   Bütün bu güzellikleri korumak ve geliştirmek ve gelecek nesillere de bozmadan bırakmak hedefimizdir. Ayrıca turizme hizmet eden hava ulaşımını sağlayan Dalaman Havaalanı, deniz ulaşımını sağlayan Göcek limanı ve Göcek marina'ları, Fethiye limanı ve Fethiye marinası , Marmaris limanı ve Marmaris marinası, Doğuş Holding'in yapacağı  Dalaman yat limanı ve Dalaman marinası, karayolu ulaşımını sağlayan Muğla-Fethiye-Antalya-Denizli gibi yöremize olan ulaşım imkanlarını desteklemek ve geliştirilmesini sağlamak derneğimiz amaclarımızdandır.

      2- KORUNACAK DOĞAL KAYNAKLARIMIZ 

   Yöremizi cazip kılan turizm kaynaklarımızın  başında  deniz, kum, güneş, doğal güzelliklerimiz ve  tarihi  yerlerimiz gelmektedir. Turizmin olması için  önce doğal çevrenin güzel olması, temiz olması, bakımlı  ve yeşil olması ve zarar görmemiş olması gerekmektedir. Bunun yanında doğal çevre içinde yaşayan yaban hayvanlarımız, kuşlarımız ve balıklarımızın da olması doğal yaşam içinde bir bütün olarak var olması gereken özelliklerdir. Yaban hayvanları, balıklar ve bitkiler bir bütün olarak ekosistemi oluşturup doğal güzellik yaratmaktadır. Doğamızdaki hayvanlar, balıklar ve bitkiler insanların aynı zamanda gıda kaynaklarını oluşturmaktadır. Doğayı korumak hem turizm için önemli hemde gıda kaynaklarımız için çok önemlidir.

  Temiz gıda, temiz su, temiz hava,  temiz ve  sağlıklı toprak insanların ve tüm canlıların olmazsa olmaz yaşama şartıdır. Canlıların yaşamasının birinci gereksinimi oksijen ise (yani temiz hava) ardından temiz sular ve güvenli ve kolay erişilebilir gıdalar gelmektedir. Gıdalarımızın da % 95 i toprak sayesinde elde edilmektedir.  Bu bakımdan temiz hava, temiz sular, temiz ve sağlıklı topraklar hem insanların hem de tüm canlıların öncelikli ihtiyacı olup ilk koruyacağımız kaynaklar arasındadır. Dernek olarak hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği ve toprakların ve arazilerin kötü kullanımı  ile toprakların yüzeyinin beton ve asfalt gibi geçirimsiz maddelerle örtülerek toprağa zarar verilmesi ve kaybedilmesi gibi konularda mücadelemiz devam edecektir.

        3- KORUNACAK TURİZM KAYNAKLARIMIZ 

    Doğamızın ve çevremizin temiz ve yeşil olması, temiz suları, temiz havası, temiz kumsalı, temiz denizi turistler için bir cazibedir. Turizmin olması için doğal güzellik, temiz deniz, temiz kumsal olması yanında tarihi ve arkeolojik görülmeye değer yerlerin de olması çok önemlidir. Yöremizde bolca bulunan ama hic kazısına başlanılmamış tarihi ören yerleri ve tarihi miraslarımızın, arkeolojik kalıntıların kazılarının biran önce yapılarak turizm için görülecek gezilecek yerlerimiz arasına katılması amaçlarımızdandır.  

 Tarihi kalıntıların göz önüne çıkarılması, tarihi bilgilerinin oluşturulması YÖREMİZE GELECEK TURİST SAYISINDA ARTIŞ SAĞLAYACAKTIR. Köylerimizdeki tarihi eserlerinin göz önüne çıkarılmasıyla köyler de turizm gelirlerinden yararlanmış olacaktır. Kazısı yapılmayan tarihi ören yerlerimiz ise kaçak kazı yapanlarca yaz kış, gece gündüz devamlı yağmalanmaktadır. İlgili yerel kamu kurumlarımızın yasalara rağmen  tarihi yerlerimizi korumadaki idari zayıflığı veya etkinsizliği tarihi yerlerde yasa dışı kaçak kazı yapmak ve ticaretini yapmak şeklinde kolay ve yüklü kazanım nedeniyle birçok kötü niyetli şahısların antika kazı ve ticaretini meslek edinmesine sebep olmaktadır.

   Derneğimizin amacı bu saydığımız doğal kaynaklarımızı, tarihi ve turistik kaynaklarımızı yerel kamu kurumları yetkilileri ile ortaklaşa  çalışarak, yetkililer, kuruluşlar ve halkta tarihi ve doğal kaynaklarımızı koruma bilinci yaratarak, ortak miraslarımızı korumak, geliştirmek ve  gezilecek görülecek turizm cazibe merkezlerinin artmasını sağlamaktır. Turizmin yöremizde iç kesimlere çekilmesi, daha çok turizm cazibe merkezleri yaratılması ve köylere de turist ve turizmin götürülmesi öncelikle tarihi eserlerle dolu olan Dalaman Köylerindeki tarihi eserlerin kazılarının yapılarak göz önüne çıkartılması amaçlarımızdandır.

  Sürdürülebilir turizmin esası yerel insanların ve yerel küçük esnafın da turizmden gelir sağlayarak yerel halkın kalkınmasını sağlamaktır. Sürdürülebilir turizmin esas amacı olan yerel halkın ve  küçük esnafın da turizm gelir dağılımından pay almasını sağlamak derneğimizin amaçlarındandır. 

     4-GENEL HEDEFLERİMİZ 

     Kar Amacı Gütmeyen  (Non-Profit Organisation) bir sivil toplum kuruluşu (STK) olan derneğimiz; Dalaman ve yöresi dahilinde önce insan prensibiyle insan sağlığını ve çevresini koruma, doğasını, doğal kaynaklarını ve doğal yaşamını koruma, turizmini ve turizm kaynaklarını koruma ve geliştirme, turist memnuniyetinin sağlanmasına katkıda bulunma, daha çok turistin yöremizi seçmesini sağlama, yerel halkın turizm gelirlerinden daha fazla pay almasını sağlama konuları amaçlarımızdandır.

  Yerel halkın yaşam seviyesini yükseltmek için bölgesel kalkınmaya katkıda bulunma, yöre öğrencilerine burs ve yurt ve barınak sağlama, yöremizdeki yardıma muhtac insanlara yardımda bulunma ve yöremizde  insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları, özürlü hakları ve hayvan hakları gibi konularda yöresel olarak koruma, kollama ve geliştirme çalışmaları yapmak amaçlarımızdandır.  En önemli yaklaşımımız önce kendi yöre insanımız ve yöre doğamız, yöre doğal kaynaklarımız, yöre tarihi kaynaklarımız, yöre turistik kaynaklarımızı koruyarak ve akıllıca kullanarak yöre insanımızın yaşam seviyesinin yükseltilmesinin sağlanması ve bu kaynakların gelecek nesillere de  kalmasını sağlamaktır.

   KENDİ KAYNAKLARINI AKILLICA  KULLANMASINI BECEREMEYEN TOPLUMLAR BAŞKALARININ KAYNAKLARINI KULLANMAYA  MUHTAC OLURLAR. 

 

  KAYNAKLARIMIZI AKILLICA KULLANARAK MEVCUT TOPLUMUN YARARINA SUNULMASINI SAĞLAMAK  VE  EN AZ BİZİM DEVRALDIĞIMIZ KADAR OLMAK ÜZERE VE BOZULMADAN GELECEK NESİLLERE DE KALMASINI SAĞLAMAK ŞARTTIR.

  

     5- GENEL AMAÇLARIMIZ 

  Derneğimiz kar amacı gütmeyen, gönüllülük esasına dayalı çalışma prensibine dayalı bir sivil toplum örgütüdür (STÖ). Derneğimizin çalışma konuları, Dalaman ve yöresinde; Çevrenin korunması, havasının, suyunun, toprağının korunması, balık ve kuşlarının kaçak avcılıkla imha edilmesinin engellenmesi, koylarının, kıyılarının, plajlarının, nehirlerinin, göllerinin, denizlerinin, deniz canlılarının korunması, ormanlarının, yeşilliklerinin, tarihi eserlerinin korunmasıdır. Bunların yanında halkın sağlığının, halkın kalkınmışlığının iyileştirilmesi, turizminin geliştirilmesi ve turizmden yerel halkın daha çok pay almasının sağlanmasıdır

  Bunlara ilaveten, yöremizde her türlü spor, öğretim, eğitim ve kalkınmışlık faaliyetlerinin geliştirilmesi de çalışmalarımız arasındadır. Özellikle yöremizde deniz ve su sporlarının (öncelikle yelkencilik,kanoculuk,kürekçilik sporlarının) yöremizde geliştirilmesini sağlayarak yerel halkın hem spor yapmasını hemde spordan gelir sağlamasını sağlamak amaçlarımızdandır. Her spor dalından, her eğitim faaliyetlerinden, her sağlık faaliyetlerinden  yöreye turist getirerek gelir sağlanması da ayrıca hedeflerimiz arasındadır. Sporla turizmin birleştirilmesi yörenin gelir seviyesini yükseltecektir.

   Çevremizin korunması, doğal kaynaklarımızın korunması, turizm kaynaklarımızın korunması, spor kaynaklarımızın korunması, tarihi eserlerimizin korunması, kültür varlıklarımızın korunması, topraklarımızın, sularımızın, havamızın korunması, kuşlarımızın ve balıklarımızın, su canlılarımızın, nesli tükenmekte olan canlılarımızın korunması konularındaki  dernek mücadelemiz ne pahasına olursa olsun yılmadan, yıkılmadan devam edecektir. 

     6- BÖLGESEL ALANLARIMIZ

    Derneğimiz Dalaman adresli olmasına rağmen, konularını hep Dalaman ve yöresi olarak işlemekte, yöre anlamıyla da Köyceğiz ve Ortaca ilçe sınırları ile batı Fethiye (Göcek beldesi sınırları dahil ) bölgesini çalışma sahası içinde olduğunu ifade etmektedir. Bu sayılan bölgelerdeki her türlü çevresel,  toplumsal, turistik, ekonomik  olaydan  tüm bölge etkilenmektedir.  Köyceğiz İlçesi, Ortaca İlçesi, Dalaman İlçesi, batı Fethiye Köyleri, Göcek beldesi sınırları dahil ve bunlara ilaveten  Dalaman Çayının ilk kaynaklarının çıktığı ve dolaştığı Gölhisar, Acıpayam ve Çameli  İlçeleri sınırların dahilinde olacak her türlü çevre kirlenmesi olayları, çevreye verilen zararlar, sulara karışan zehirli atıklar tüm bölge canlı yaşamına en kısa zamanda zararlı etkiler göstermektedir. Bu bölgelerde yaban yaşamına verilen zararlı etkiler, balık ve kuşların yasa dışı avlanmasıyla kuş ve balık neslinin yöremizde imha edilmesi ile çevreye verilen zararlı etkiler, dolayısıyla tüm Ekolojik dengeye verilen zararlı etkiler yörenin tamamını hızlı şekilde etkileyebilmekte ve yörede hızlı şeklide yayılma sağlamaktadır.

   Bu nedenle derneğimizin çalışma bölgesi insan, hayvan ve bitki yaşamını etkileyen tüm Dalaman Çayının (tarihi adıyla İndos) çıktığı yaylalardaki birçok ilk kaynaklardan, il çıktığı Dirmil ve Pırnaz yaylalarından, Horzum Çayı adıyla geçtiği Gölhisar ovalarından,  birikip göl olduğu İbecik Yapraklı Barajından, Gireniz Çayı adını aldığı Acıpayam ovalarından, bir Çameli'nin Gürsu Elmamuarı ve Karagözler kaynaklarından, Karanfili yaylası kaynaklarından ve beslendiği binlerce isimsiz derelerden,gectiği Kirazlı yala topraklarından başlayarak suladığı topraklardaki yaşam alanlarının ve döküldüğü Dalaman ovası ve Dalaman,Ortaca,Köyceğiz sahili deniz yaşam alanlarının tamamını kapsamaktadır.

  7-GÖCEK-DALAMAN KOYLARI VE ADALARI GELİR PAYLAŞIMINA BAKIŞ AÇIMIZ

     Dernek olarak uluslararası bir yaklaşım olan kirleten öder, kullanan öder anlayışındayız. Bu nedenle Göcek-Dalaman koy ve adalarına deniz araçlarıyla giriş çıkışının ücretli olması olağandır. Koy ve ada ziyaretlerinden elde edilecek gelirlerinin ve kaynaklarının  tamamının Avrupa Çevre ajansı görüşleri gereği sürdürülebilirlik esasına bağlı olarak yine koyların temizliğine, korunmasına,tüm biyosisteminin, tüm biyoçeşitliliğininin, tüm su canlılarının, tüm  balık ve kuşların korunmasına ayrılması gerekmektedir. Yine sürdürülebilir turizm anlayışı gereği yerel halkın ekonomik ve sosyolojik kalkınmasına ayrılması gerekmektedir.

 Dalyan toplantısında en büyük çevreci Sn.SADUN BORO toplantı düzenleyenlere ve devletin ilgililerine yerel halka önem vermelerini tavsiye ederek Muğla'da devlet yöneticilerine  çok güzel cevap vermiştir 

    Deniz turizm gelirlerinden oluşacak mali kaynakların aynı zamanda koylarla bağlantılı yerel halkın kalkınmışlığına, muhtarlıklara ve yerel çevre kuruluşlarına verilmesi gerektiği görüşündeyiz. Buralardan toplanacak gelirlerin veya koylarımızın korunması  için  aktarılacak kaynakların yöremize ait olmayan kurum, vakıf ve derneklere aktarılmasına kesinlikle karşıyız. Koy denetimlerinin ise zenginler kulübü derneklerine verilmesi KABULLENİLEMEZ ve yerel halka olumsuz davranış olacağı gibi sürdürülebilir turizm, sürdürülebilir kalkınma esasına aykırı olacaktır. Bu tür görevler için yerel yönetimlerle ve yerel kuruluşlarla beraber koyların çoğunluğunun sahibi Dalaman İlçesi halkı, koylara kıyısı olan Kapukargın Köyü halkı, Şerefler Köyü halkı adına görev almaya hazır olduğumuzu beyan ederiz. 

      8- KARARLARA HALKIN KATILIMI ANLAYIŞI GÖRÜŞÜMÜZ

   Devletin yetkililerinin koylarımıza ait kararlarını alırken veya uygularken halkın katılımını sağlamadan, halka hiç sormadan, STÖ'lerinin, yöredeki, derneklerin, birliklerin, kooperatiflerin, esnaf kuruluşların, odaların, bu konuda ekmeğini kazananların, yerel yönenetimlerin, sosyal kuruluşların görüşü alınmadan, kural, kaide veya yasaklar konulmaması gerekmektedir. Özellikle karar mercilerinin yöremizle ilgili hertürlü kararlarını alırken, uygulamalara karar verirken 2007-2013 yılları arası T.C. Devletinin TEMEL HAREKET PROGRAMI OLAN 9.CU KALKINMA PROGRAMINI dikkate almak gerektiği görüşündeyiz. 

     9- GÖCEK-DALAMAN KOYLARI VE ADALARI AÇIKLAMASI

     Çok önemli bir turistik çazibe merkezi olan Fethiye körfezi ve Dalaman ilçesi koylarını (  12 adalar ) bu kadar çok özel yat, tur yatı ve tur teknelerinin serbestce dolaşmaları bir zenginliktir. Bu nedenle Göcek koyları, Göcek adası, Fethiye merkez ilçeye bağlı Yassıca adaları,  Tersane Adası ve Dalaman İlçesine bağlı olan Şerefler Köyü sınırlarında olan Boynuzbükü koyu, Atbükü koyu, Kille Koyu ve Kapukargın Köyü sınırlarında olan Taşyaka koyu, Sıralıbük koyu, Sarsala koyu, Kleopatra Hamamı ve Hamam koyu, Karanlık Koyu, Kurşunlu Koyu, Gökgemile Koyu, Büngüş koyu, Göbün Koyu, Ağalimanı Koyu, Lakoz Koyu,  Kapudağ Yarım Adası koyları ve Domuz Adası olarak bilinen prens adası veya yerli adıyla Simavi Adası veya Hürriyet adası, Zeytinli ada ve Koyları Dalaman İlçesine bağlı önemli birer turizm cazibe merkezidir. Bu nedenle Fethiye İlçesi ile denizlerimizin ortaklığı, deniz kıyı ve koylarımızın ortaklığı, Göcek-Dalaman koy ve adalarının koruma ve kollama konusunda da ortak davranmamızı gerektirmektedir.

   Koylarda yasak uygulamalarına karşı olduğumuzu açıkca belirtir bu konuda dünyayı dolaşmış,gerçek çevreci, doğasever halk adamı Sn.SADUN BORO' nun görüşlerine kamu kurum makamlarındakilerin de  saygı duyarak bu doğrultuda hareket etmelerini öneririz. Yasaklarla yönetim şekli otokratik ve totaliter yönetim şekli olup, demokrasilerde ise toplumsal uzlaşı ve kurallar ile halkı bilinçlendirmek ve bilgilendirmek ve halkla ve STK lar ile işbirliği vardır. ANCAK BAZI YÖNETİCİLERİMİZE TOPLUMU BİLİNÇLENDİRME VE BİLGİLENDİRMuzak olduğu için OTOKRATİK VE  alışılageldiği şekilde zorlayıcı yollar ve yasaklar ön planda tutulmaktadır. Bunun yerine T.C devletinin 9.ncu Kalkınma Programı gereği kamu kurumlarının halkla uzlaşma ev STK'larla işbirliği yapmalarının daha uygun olacağı görüşündeyiz.

    10-TURİZMDE ÇEŞİTLİLİK VE TARİHİ KÜLTÜREL MİRASLARIMIZ

  Dernek olarak yöremizde turizmin çeşitlendirilmesi, turizm kaynaklarının çoğaltılması, turistik çazibe merkezlerinin arttırılması, turizmin kış mevsimine de kaydırılması, turizmin sahil dışına da yayılması, spor turizmi, eğitim turizmi, sağlık turizmi, kongre turizmi gibi çeşitlendirilmesi taraftarıyız.

   Turisti bölgemize çeken 6 önemli unsurun deniz, kum, güneş, doğal güzellik,tarihi eserler ve misafirperverlik olduğu aşikardır. Deniz, kum, güneş, bütünleşik kıyı ve sahil varlıklarımızı ve doğamızı korumak zorunluluktur. Bunların yanında tarihi kalıntılarımız, kültür varlıklarımız da ayrıca çok önemli bir turistik cazibe merkezidir. Bu nedenle özellikle Dalaman İlçe sınırları içinde Sadece Kapukargın Köyü sınırları içinde  Lissae, Lydae, Crya (caria), (Arymaxa) Armaxia, Şerefler Köyünde , Şerefler Köyünde Kalynda, Karkınkürü Köyü -Tersakan- Gökceovacık- Göcek arası kalymche, Gürköy Köyünde manastır harabeleri, Köyünde  Kayadibi, Kızılkaya, Bozbel, Çöğmen, Darıyeri, Kavacık, Gürleyik, Elcik te Likya kaya mezarları ve şehir kalıntıları, Çöğmen Köyünde Hippokome (at şehri), Elcik ve Bozbel köyünde Oktapolis (sekiz şehir), Gürleyik Köyünde şaraphane kalıntıları, Narlı Köyü, Karacağac köylerinde keşfedilmemiş tarihi kalıntılar, türbeler, Osmanlı dönemi yapıları olmak üzere yaklaşık 15  adete yakın  tarihi ören yerlerimiz vardır.

   Ayrıca Ortaca ilçesi Osmaniye köyü, Babadağ mevkii, Sarıgerme 'nin üst kısmı civarında bir kale ve  Sarced plajı arka kısmında İber otel etrafında çok büyük tarihi şehir kalıntıları olan Pisilis ve Panormos kenti bulunmaktadır. Baba adasında da kral mezarları vardır. Mergenli ve Karadonlar Köyünde Likya kaya mezarı ve kedi merdiveni  bulunmaktadır.  Bu tarihi miraslarımız her gün yasa dışı profesyonel kazıcılarca kazılıp, eserler yurt dışına satılmaktadır. 

    Tarihi  ve kültürel değerlerimizin en erken zamanda açığa çıkarılması, kazılarınının yapılması ve birer turizm cazibe  merkezi olarak turizmin hizmetine kazandırılması ve bulunduğu köylere ve iç bölgelere turistin çekilmesi hedeflerimiz arasındadır.  Özellikle Kapukargın Köyü, Kapudağı Yarımadasında Lidae ve Arymaxa antik şehir kalıntıları, Kızılağaç mevkii, Koca Göl civarı, Kargın gölü İncebel tatil köyü arkası Hodul dağında civarında Lissai ve Taşyaka da KRYA isimli antik şehir kalıntıları göz ardında olması nedeniyle yaz kış antika kaçakcılığını meslek edinmiş kaçak kazıcılar tarafından devamlı yağmalanmaktadır. Yabancı kayıtlarda Kapudağ yarımadasında dünyanın birkaç yerinde olan 1.ci Artemis Tapınağı olduğu yabancı kayıtları  geçmekte olup  bu tarihi miraslarımızın acilen kazılarının yapılarak turizme kazandırılması Tüm Dalamanlıların ve yöredeki turistik işletmelerin birinci görevi olmalıdır.

 Batı Likya,doğu Karya-Kapukargı Köyü

    11-ÇEVRE VE TURİZM KAYNAKLARIMIZIN İMHA EDİLMEKTE OLMASI

   Yöremizde zaten biten yaz kuşlarından bıldırcın, arı kuşu, yeşil karga, lökeşe, kınalı keklik, üveyik gibi karasal kuşlar ve kaz, ördek, anka kazı, turna, orakcı, çamurçu, gibi kış kuşları gibi su kuşları ve nesli tehlike altında olan kuşlarımız göz göre göre yok olmaya doğru yol almaktadır.  Yöremizde kaçak balık avcılığı,mevsim dışı avlanma, dinamitle, patlayıcılarla ve tüplü dalış avcılığı, ışıkla gece  avlanma, çeşitli zıpkınla kaçak avlanma yöntemleri deniz dibi balıklarımızı yuvasında vurmakta, bu yasa dışı avlanma şekilleri  malesef deniz canlılarımızın imhasına yol açmaktadır. Yasa dışı avcılığı meslek edinmiş kaçak avcılar bulamadıkca yavru balıkları bile zıpkınla avlamakta, AĞLA KAÇAK AVLANANLAR İSE balık bulamadıkca ağ deliklerini küçülterek yavru balık avlamakta, dinamitciler ise deniz içi canlılarının tamamını imha etmektedirler.

    Dünyanın her yerinde Türkiye'den defalarca fazla bulunan karetta karetta tipi kaplumbağalara uygulanan koruma yöntem ve kurallarının onda birinin de olsa balıklarımızı da uygulanmasını çocuklarımız adına karar mercii devlet ve kamu yetkililerinden istemek hakkımızdır. Karetta keratta kaplumbağaları için özel yasa çıkartanları nesli yok olmakta olan kendi bölgemizde sürekli yaşayan ve gıdalarımızı teşkil eden, yüzlerce kişinin geçim kaynağı yerli balıklarımızı  ve tabiatın önemli bir parçası olan kuşlarımızı da düşünmeye davet ediyoruz.  Nehir, göl ve denizlerimizin yöremizde bazı kimsayasallarla kirletilmesi ise tüm sadece balıkları değil besin zincirinde balıklar da olan canlıların yok olmasına sebep olmaktadır. Tüm Türkiye'de zeytin imalathanelerinin kara su zararlı etkilerine karşı Çevre bakanlığımız bu yılda valiliklere genelge yayınlamış bulunmakta olmasına rağmen yerel yetkililerimizin gereken önlemi alacağına inancımız yoktur. 

    Özellikle belediye yönetimlerini, muhtarlıkları, sivil toplum ögütlerini, yasal avcı kulüplerini, ruhsatlı avcılarımızı, ruhsatlı balıkçılarımızı, amatör balıkçılarımızı, çevre bilinci olan halkımızı nehirlerde ve denizlerimizde balık imhasına, karasal alanlarda kuş imhasına karşı çıkmaya davet ediyoruz. Konulara ilgi duyan insanlarımızı yöremizdeki yasa dışı doğanın ve tarihi eserlerin yok edilmesine karşı hareket etmeye davet ediyoruz. Halkımızı doğanın yok edilmesine karşı çıkmaya davet ediyoruz. En azından birilerinin çıkıp yasaya aykırı olarak havamızı kirletenlere, nehirlere göllere, denizlere zehir akıtanlara, yasa dışı balık ve kuş avlayanlara, doğaya zarar verenlere TORUNLARIMIZA DA BİR ŞEYLER  bırakma adına DUR demeye  davet ediyoruz.

   12- YEREL HAYVAN VE BİTKİLERİMİZİN KORUNMASI GÖRÜŞÜMÜZ

  Yöremizin birçok hayvan ve bitki varlığının nesli tehlike  altındadır. Bunların denizde yaşayanlarından korunması uluslararası seviyeye ulaşmış caretta catetta (sini kaplumbağası) kaplumbağaları, aşırı avlamayla biten lutr lutr veya lutra lutra genel isimli otters gurubundan su samuru (lutr lutr yerli adı kunduz), akdeniz fok balığı, orfoz, lahoz, sinarit, trança, karagöz gibi aynı koydan çıkmayan veya yuvasını terketmeyen yerli balıklar, akya, sinarit gibi yöresini fazlaca terketmeyen balıklar yöremizde yumurtlamalarını yaparak ve üremelerini sağlayan balıklar, dinamitle hergün avlanan yöre kıyı kefalleri koruyacağımız öncelikli deniz canlıları  arasındadır. Bizim için önemli olan hem yöremizi geçici olarak kullanan göçmen hayvanlar hemde  yöremiz yerli canlılarını, yaz ve kış yıllarca yöremizde üreyip çoğalan hayvanlar  ve yöresel bitkileri korumak ve kollamaktır. Önce yöremizde üremesini ve yaşamını sürdüren endemik (yerel) canlıları korumak bize düşen görevlerdendir. Göçmen hayvanların korunması aynı zamanda uluslararası koruma konusu olup  yerli hayvan ve bitkileri bizden başkasının koruyabilmesi mümkün değildir. Yerli hayvan ve bitkilere zarar verenler de koruyan da çoğunlukla yerel insanlardır. 

   Eğer insanlar doğanın içine girmeselerdi, doğadaki bitki ve hayvanlar rahat ve huzur içinde bir denge halinde yaşamlarını sürdürüp zararlı etkilere maruz kalmayacaklardı. İnsanın ulaştığı her yerde doğal denge bozulmaktadır. Doğal dengeyi bozan ve doğaya zarar veren canlı sadece insandır.

   Özellikle kaçak avlanma, yasa dışı avlanma, aşırı avlanma gibi çevreye ve doğaya verilen zararlar, kimyasal yollarla çevreye ve doğaya verilen zaralar ve katı atıklar ve fiziksel yollarla çevreye ve doğaya verilen zararlar (DSİ nin nehir ve göl canlılarına  verdiği zararlar gibi) doğanın dengesini altüst etmektedir. Daha önce Bafa gölüne zarar verdiğini zararları kabul etmeyen DSİ Aydın bölge kurumu şimdilerde (ekim ayı 2009 itibariyle) Bafa gölüne özel yöntemlerle   yeniden su vererek gölde yaşamın yeniden sağlandığını ifade etmesi Devlet kurumlarının çevreye verdiği zararlardan bir örnek teşkil etmektedir. DSİ nin Bafa gölü ve Dalaman Kapukargın göllerine ve nehirlerine verdiği biyolojik ve ekolojik zararlar ortadadır.

  DSİ hem Dalaman göl ve nehirlerine verdiği zararları Bafa gölünde kabul ettiği gibi kabullenmek ve hemde Bafa gölünde yaptığı düzeltme faaliyetleri gibi Dalaman nehir ve göllerine verdiği ekolojik ve biyolojik olarak verdiği zararları düzeltmek ve Kapukargın Göllerinde ve nehirlerinde eski yerli balık canlılığının yeniden göllere kazandırmak zorundadır.

   Diğer taraftan bölgedeki arıtma tesisleri de düzenli çalıştırılmayarak nehir ve göllere zarar verildiği Dalaman ve bölge halkı tarafından açıkca  ifade edilmektedir. Dalaman Belediyesine ait atık su arıtma tesisleri, Köyceğiz ve Dalyan Belediyelerine ait atık su arıtma tesislerinin, daha önce adı SEKA olan şimdi MOPAK Kağıt Fabrikasına ait atık su arıtma tesisleriin, Sarıgermede ve Dalaman Havaalanı'nda resmi kurumlara ait atık su tesislerinin iyi çalıştırılmadığı yerli halkın, muhtarların, yasal ve amatör balıkcıların şikayet konusudur.

   Ayrıca Dalaman'daki zeytin yağı fabrikaları kara sularının 15 senedir nehir yataklarına bırakıldığı ve geçen yıllarda nehirlere ve göllere öldürücü zararlar verdiği halk ve muhtarlar tarfından devamlı şikayet edilmektedir. Yöremiz Atık su tesislerinin ve zeytin yağı fabrikalarının hiçbirisi hiçbir kurumun rutin veya aralıklı kontrolü altında değildir. Yöremizde fazlaca bulunan turistik tesislerin, Belediyelerin veya diğer işletmelerin sıvı, katı, gaz atıklarının ve yine yöremizde çevreye yükleri ağır olan zeytinyağı fabrikaları ile başkaca fabrikaların (Eski Seka-yeni Mopak) ve tesislerin atık sularının ve gaz emisyonlarının devamlı rutin olarak test edilmesi için Çevre Bakalığına ait yörede merkezi bir tetkik   laboratuarı kurulması uygun olacağını düşünüyoruz.

  Yöremizde  havaya, suya ve toprağa yapılan zararlı atıklar ve zararlar halı hazırda İlçe Tarım Müdürlüğünün ile Çevre Orman müdürlüğünün ve kolluk kuvvetlerinin yetkisi dahilinde denetiminde gözükmektedir ancak sayılan kurumlarca şimdiye kadar etkin faaliyet görülmemiştir.  Derneğimizin çalışma sahalarından biriside çevreyi kirleten ve  doğaya zarar  veren kişi, kurum ve kuruluşların tespiti  ile bunları denetlemesi gerekipte denetlemeyen kamu kurumlarına görevlerinin hatırlatılması ve bu konularda halkın duyarlılığının sağlamasıdır.

   13-EKOLOJİ,  EKOSİSTEM VE BİYOÇEŞİTLİLİK KORUMA ANLAYIŞI

  Dernek olarak görüşümüz ekosistem ve biyoçeşitlilik  konularının bir bütün olarak ele alınması gerektiği şeklindedir. BİR HAYVANI KORUYUP DİĞERLERİNİ UNUTUP DIŞLAMAK BİZİM ŞİARIMIZDA YOKTUR. Tüm yöre doğasını korumak, yöre EKOSİSTEM'lerini bütün olarak korumak, yerel hayvan ve bitkileri korumak ve geliştirmek öncelikli görevlerimizdendir. Kuşlardan ördek, kaz, kuğu, turna, balıkcıl kuşları, sarı kuşlar, toy kuşu, tahtalı ve kaba güvercin türleri artık yöremizde gözükmeyenlerdendir. ÖZELLİKLE  ORFOZ VE LAHOZ balıkları yanında  KARABİDA   gibi deniz canlılarından bir çoğu da nesli tehlikede veya tehdit altında olan türlerdir. (İlgilenenler SU ÜRÜNLERİ MÜHENDİSLERİ derneği sitesinden yeterli bilgiyi alabilirler.)

   Bütün bu yerel kendi kuş türlerimizi ve yerel kendi su canlılarımızı korumak öncelikli görevlerimizdir. Bölgemizi yaşam alanı seçen kuşların bir kısmı yöremizde yaz kış üremesini sürdürüp devalı yaşarken, bir kısmı yazları göç  ile gelerek yöremizde yuvalanıp çoğalmakta, bir kısmı da kışları gelerek kışlayıp gitmekte, bir kısmı sadece göç geçiş alanı olarak kullanmakta, bir kısmı da sadece üreme için gelip baharları veya güzleri yöremizde yuvalanıp üremesini devam ettirmektedirler.  

   Devletin özel mevzuatlar çıkartarak koruma uygulama olanakları yarattığı karetta karetta (caretta caretta) kaplumbağaları ise ülkemizde en çok Anamur sahilerinde yuva yaptığı bilim adamlarınca tespit edilmiş  olup, Akdeniz ülkelerinin tamamının ince kum sahillerinde  yumurta bıraktığı bilim yayın organlarında belirtilmekte ve en çok da Yunanistan adalarının ince kumlarında yumurta bıraktığı belirtilmektedir. Devletimizce kaplumbağaya uygulanan özel koruma şartlarının, yönetmelik ve talimatlarının başka nesli tehlikede olan yerli türlere,  hat da nesli çok daha tehlikede ve soyu tükenmekte olan karasal sucul canlılarımıza ve deniz canlılarımıza ve kara yaban hayvanlarımıza da uygulaması uygun olacaktır.

   Diğer doğa, ekosistemin  ve biyo çeşitliliğin parçası olan ve aynı zamanda gıdalarımızı teşkil eden, birçok yasal balıkçının geçim kaynağı olan ve sahillerimiz ekosisteminin parçası olan ORFOZ, LAHOZ, AHTAPOT , Karagöz, Kaya levreği, Iskaroz gibi yerli balıklar, aynı körfezden dışarı çıkmayan kefaller, levrekler dinamitle ve yasa dışı dalma yöntemleriyle ZIPKINLA her gün imha edilirken resmi kurumlarımızın kaplumbağa gibi tek canlıya uygulanan koruma yasa ve yönetmeliklerinin ve yasal uygulamalarının diğer hayvanları da kapsıyacak şekilde genişletmesi uygun olacaktır. Devletimizin ve uygulayıcı kurumlarının bazı hayvanlara aşırı ilgi gösterip bazılarının imhasına göz yumarak çifte standart uygulaması asla ve asla kabullenilemez.  Hiçbir zaman  tek tür hayvan veya bitkinin koruyucusu olmayacağız. Tüm yöresel bitkiler ve hayvanlar, balıklar, kuşları korumaya yani tüm doğa ve ekosistemleri korumaya taraf olmak hedefimizdir.

    Bu konuda GREENPEACE KORUMA ANLAYIŞIna dikkat çekeriz.

 

Greenpeace Çevre kuruluşunun Türkçe sayfasında Akdenizin korunmasıyle ilgili yazısında EKOSİSTEM YAKLAŞIMI için

  ''Akdeniz'i koruyabilmek için, sularındaki sadece tek bir tür habitatı korumak veya tehditlerden sadece birini ortadan kaldırmak yeterli değildir. Akdeniz ancak tek bir canlı değil tekbir ekosistem olabilir, dolayısiyle onu korumak için yapılması gerekenler bu anlayışa göre üretilmelidir. Bugün artık her yaşam formunun bir EKOSİSTEM'e dahil olduğu, onun içinde, sistemi destekleyerek varlığını sürdürdüğü ispatlanmıştır.  DOLAYISİYLE KORUMA NE TEK BİR CANLIYI KORUMA NE DE TEKBİR HABİTATI YALNIZ BAŞINA ELE ALARAK SAĞLANAMAZ. Etkin koruma yöntemleri ancak canlılar arası karmaşık ilişkileri göz önüne alarak ve bunu destekleyici çözümler üreterek oluşturulur''

 Burada deniyor ki bir doğal yaşam alanı yani 'ekosistem'' bir bütündür, doğal bir ortamda yaşayan canlılar tek başlarına yalnızca yaşayamazlar, canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için besin zincirini ve yaşam döngüsünü oluşturan oluşturan diğer bitki ve hayvanlarla birlikte bir sistem halinde yaşamaya gereksinimleri vardır. 

   14- GELECEK NESİLLERE yani çocuklarımıza ve  torunlarımıza BIRAKACAKLARIMIZ.

 Havamız kirlendi, küresel ısınmaya sebep oldu  bunun neticesi iklim değişiklikleri başladı. Fırtınalar, seller, açlıklar, kuraklıklar dünyamızın terörizmden daha büyük tehlikesi haline geldi. Durmadan arabalarımızla motorlu araçlarla her gün her dakika  kısa mesafelere yürümek yerine bile  petrol yakıyoruz. 5-10 dakikalık yürüyerek gideceğiz iş yerlerine şehir merkezlerine özel araçlarımızla gidip petrol yakıyoruz üstelik park sorunu yaratıp yayaların haklarını ihlal ediyoruz.  Özel motorlu araç ve otomobilleri kullanıp yürümeyerek sağlığımıza zarar veriyoruz, şehir merkezlerinde trafik sorunu yaratıyoruz, yaktığımız petrolle havaya CO2 (karbondioksit) salarak atmosferin dengesini bozup küresel ısınmaya sebep oluyoruz.

 Deniz, kara ve hava ulaşımı için her saniye tonlarca petrol yakıyoruz. Isınmak için kömür yakıyoruz. Elekrik üretmek için santrallarda her saniye tonlarca kömür yakıyoruz. Bu her yanan  yer altı yakıtlarından yani petrol ve kömürden  çıkan CO2 havaya gidiyor. Hava CO2 ile doldu ve artık fazlasını kabul etmez hale geldi. Atmosferin CO2 ile dolarak atmosferdeki gaz denegesini bozup bir gün aniden tüm dünyayı yok edecek hale gelebilir. CO2 ARTIK DÜNYANIN BAŞINA BELA OLUR HALE GELDİ. Bu bakımdan yeraltı yakıtlarının (yani petrol ve kömür ürünlerini) kullanmamaya özen göstermemiz ve  havadaki CO2 oranını azaltıcı çalışmalara katkı yapmamız gerekmektedir. Bu maksatla daha az petrol kullanmamız ve CO2 yi en çok emen TOPRAĞI  ve yeşili örtüyü korumamız gereklidir 

  Sularımız kirlendi, deniz, nehir  ve göllerimizde balık kalmadı. İçecek sularımız bile kirleniyor. Büyük şehirler temiz su bulamaz oldu. Orta Anadolu' da, Trakya'da sebzeler simsiyah kirli sularla sulanarak yetiştirilip, inekler ve diğer  evcil hayvanlar bu kirli suları içerek beslenip sofralarımıza yiyecek olarak gelir hale geldi.

   Topraklarımız iki ve tek  katlı villalara açıldı, şehircilik alçak yoğunluklu yapılaşmayla kırsal (köy tipi) yapılaşmaya dönüştürülerek (urban sprawl) birinci sınıf üç mevsim ürün alınacak arazilerimiz merkezi şehircilik yerine yayılmış şehirleşmeyle  (urban sprawl) iki ve tek ketlı beton villa temelleriyle, uzaklara taşınan kişisel  asfalt yollarla, beton kaldırımlarla, beton alt yapılarla, beton bahçe duvarlarıyla yerler kaplanarak topraklarımız yok edilir hale geldi.Toprağın, havanın zararlı gazlarını emdiği, yeşil alanlarımızla ve ağaçlarımızla bizleri zararlı UV ve IR ışınlarından (ozon tabakası incelmesi) küresel ısınmaya karşı koruduğu bilimsel olarak ispatlanmasına rağmen belediyelerimiz şehri geniş alanlara yayıp topraklarımızı yok eder hale gelmiştir.  DALAMAN ve ORTACA belediyelerinin düşük yoğunluklu kentsel yayılımlı bireysel yapılaşma ile çevreye ve toprağa daha fazla zarar vermemeleri için arazi yönetimi kurallarına, binaların daha çevre dostu ve yeşil bina kurallarına uyması için WoldGBC ilkelerine ve AÇA ilklerine daha fazla önem vermeleri gerekmektedir.

  Dalaman da eski Beskese Belediyesi sınırları hariç Dalaman Belediye sırlarındaki Birinci Sınıf Tarım Arazilerinin tamamı alçak yoğunluklu (2katlı) imara açılmış olup yetmeyip Şerefler Köyü birinci sınıf topraklarındaki alanlar 2 katlı inşaatlara açılmıştır. Şerefler Köyü sınırlarındaki Birinci Sınıf Tarım arazilerini  18 uygulamasıyla Dalaman Belediyesi imar alanlarına katarak imara açan Dalaman Belediyesi yönetimini halk nazarında yargılamak gerekmektedir.

  Temiz hava olmaz ise, iklim değişirse, sıcaklıklar çekilmez derece artar ise, topraklarımız düşük yoğunluklu şehirleşmeyle beton ve asfaltla kaplanırsa topraklarımız gıda yetiştirmek yerine villa bahçesi olarak kullanılırsa,  beton ve asfaltla kaplanan topraklarımız havadaki kötü etkisi olan gazları ememez ise, sularımız kirlenip insan ve hayvanlar içecek su bulamaz ise, balıklar ve diğer su canlıları deniz, göl ve nehirlerimizde balıklar ve su canlıları kirlenmeyle ve yasa dışı avlanmayla kaybolursa gelecek nesiller yani torunlarımızın yaşama şanslarını da azaltmış olmaktayız. 

  Herkesi ve her kesimi  gelecek nesil torunlarımızın sağlıklı ve refah şekilde yaşam ihtiyaçlarını görebilmesi için temiz ve zarar görmemiş bir çevre ve doğa bırakmaya ve herkesi çevre dostu olmaya davet ediyoruz. Özellikle havanın korunması, suyun ve toprağın korunması gelecek nesillere bırakacağımız en iyi miraslar olacaktır.

 15-  Gelin birlik olalım, Gelin yeşilci olalım. Gelin birer çevre gönüllüsü olup torunlarımıza da temiz ve tüketilmemiş çevre ve doğa kalmasını sağlayalım. Gelin torunlarımıza da kendi yöremizde balık ve kuşlardan kalmasını sağlayarak, onlara da güvenli gıda kaynakları bırakarak onların rahat ve huzur içinde yaşamalarına yardımcı olalım. Bu mücadeleye hep birlikte katkı sağlayalım.

 16- Derneğimize üye olmak on (10) T.L. Web sitemize üye olmak ise ücretsizdir. 

 17-Dalaman Çevre ve Turizm Derneği. Muğla Vilayeti, İl dernekler müdürlüğünün 18.08.2009 tarihli onayı ve 48.012.131 kütük numarası ile tüm resmi işlemlerini tamamlayarak tüzel kişilik kazanmıştır. 

Çevre dostlarından veya turizm severlerden bağış yapmak isteyen kişi veya kuruluşların aşağıdaki hesaplara en küçük katkıları dalaman ve yöresi çevrecileri olarak bizleri sevindirecektir, yardımseverler istedikleri takdirde yaptıkları bağışları derneğimizce internet sityemizde yayınlanacaktır. 

PARASAL, NAKDİ, SENET, ÇEK, TAHVİL, MAL, MÜLK, ARSA TARLA, EV BİNA, ARABA ,FABRİKA vs. CİNSİNDEN HER TÜRLÜ BAĞIŞ KABUL EDLİR.

 BAĞIŞLARINIZ İÇİN Banka TL hesap numarası:

 AKBANK DALAMAN-0016433

 IBAN-TR51 0004 6009 4288 8000 O164 33


AKBANK DALAMAN           EURO HESABI-0016434

IBAN-TR49 0004 6009 4203 6000 0164 34                                                        

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret124483
Saat
BALKON ÇİÇEKCİLİĞİ

DALAMANDA ÇİT EV
 DALAMANDA ÇİT EV
 Kayacık Kükürtlü Göl
 Cleopatra hamam-Dalaman
 Dalaman koves
Dalaman MAP
 Tusa Cruising-Dalaman /Gocek
HAMAM PANORAMA-DALAMAN
 HAMAM BAY-DALAMAN by FİLİZ
 İNCEBEL'DEN DALAMN SAHİLİ
 Dalaman Haritası
 Taşyaka-panorama
 DALAMAN-KİLLE COVE
 Göcek Adası koylarından
 Dalamanda tarihi köprü
 Kille bay-Dalaman
 Dalaman sahili tarihi şehirleri
 SARSALA
 DALAMAN BAYS-NAMED
 Boynuzbükü panorama
 TAŞYAKA-DALAMAN-İÇME
 kapukargı